İstanbul Huzurevleri

İnsanoğlu doğası gereği yaşlanıyor ve yaşla beraber fiziksel ve ruhsal bazı değişikliklere maruz kalıyor. Bu değişim zamanla sadece kişinin kendisinde değil, toplumda da görülüyor.
Günümüzde ekonomik koşullar ve şehirli yaşam tarzı nedeniyle maalesef geleneksel Türk aile yapısından giderek uzaklaşılmaktadır. Bu yeni yaşam şekli her bireyin üretime katılmasını şart koşuyor. Bu durumda fiziksel olarak bu koşturmaya ayak uyduramayan yaşlı bireyler maalesef yalnızlaşıyor ve İstanbul huzurevlerine ihtiyaç duyuyorlar. Yaşlılığın psikolojisi gereği kişiler kendilerini “işe yaramaz” hissedip, çevreleriyle iletişimi koparabiliyor. Bu durum onları hem fiziksel hem de mental açıdan geriletebiliyor.

İstanbul huzurevleri noktasında Türkiye'de en çok huzurevine sahip şehrimizdir.
İstanbul Avrupa yakasında bulunan Kumsal Yaşlı Bakımevi ve Rehabilitasyon merkezimizde istanbul huzurevleri alanında tüm işlemler uzman kadromuz ile üst seviyede hassasiyet gösterilerek yapılmaktadır.
Denize sıfır konumuyla Kumsal Yaşlı Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi hasta ve yakınlarına konforlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olmaktadır.

Genellikle ileri yaşlarda sonradan ortaya çıkan ve çoğu kez yavaş ilerleyici olan demans, alzheimer (bir demans çeşididir) ve parkinson, hem hastanın kendisi hem de hasta yakınları için oldukça zor bir süreci beraberinde getirmektedir. Bu hastaların bakımı ve istanbul huzurevleri bu nedenle özen gerektirmektedir. Kurumumuzda, hastanın fonksiyonelliğinin korunması, engelinin azaltılması, stabilitenin sürdürülmesi için çevre ve ilişkilerin düzenlenmesi, hastalık nedeniyle oluşan kayıpların kompanse edilmesi, hastanın bireyselliğini koruyacak ve yaşam kalitesini artırarak sürdürecek tedavi ortamını sağlamaktayız.

İstanbul huzurevleri arayan kişiler için profesyonel bir hizmet anlayışı gerekmektedir. Yaş aldıkça tek başına hayatını devam ettirmekte güçlük çeken ve kendini yalnız hisseden kişiler daha iyi hissetmeleri için kaliteli huzurevlerine başvurabilirler.

Yatalak hastaların bakımı diğer hastalarla karşılaştırıldığında daha hassas ve daha özenle ele alınması gereken bir konudur. Çünkü bu hastaların kendilerini ifade etmede güçlük yaşaması ve uzun süre hareketsiz kalan vücutta dekübitus ülseri yani halk arasındaki adıyla yatak yaraları oluşma riski oldukça fazladır.